top of page
  • Writer's pictureSiyasal İktisat

İkinci On Yılında Kuşak ve Yol: Daha Küçük, Daha Yeşil, Daha Dijital… - Kerem Gökten

Son iki ay uluslararası politik ekonomi sahnesinde ciddi hareketliliklere sahne oldu. BRICS Forumu ve G-20 Zirvesi’nde atılan karşılıklı adımlar sonrasında gözler Ekim ayı ortasında yapılacak olan 3. Kuşak ve Yol Uluslararası İşbirliği Forumu’na çevrilmişken Hamas-İsrail savaşı patlak verdi. Herkesi dehşete düşüren Hamas-İsrail Savaşı, “koridorlar çağının” sıklet merkezi olarak yıldızı parlayan Ortadoğu’nun gerginlik seviyesini gerek ABD gerekse Çin’in istemediği ölçüde yükseltmiş durumda. ABD’nin, İsrail ile Arap Dünyası arasında binbir çabayla yarattığı normalleşme iklimi ters yüz olmuşa ve bu iklimin bir çıktısı olarak görülebilecek Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) orta vadede gündemden çıkmışa benziyor. Çin ise Hamas-İsrail çatışmasında benimsediği düşük profilli tutum ile son yıllarda Orta Doğu coğrafyasında ortaya koyduğu diplomatik iddianın altını dolduramamışa ve iki tarafı da memnun edememişe benziyor.


Her ne kadar Orta Doğu’daki gelişmeler rol çalmış olsa da 17-18 Ekim günlerinde Pekin’de gerçekleştirilen forum, Kuşak ve Yol Girişimi’nin gelecek on yıldaki muhtemel rotasını anlamak için önemli.


Pandemi nedeniyle kurumsallaşma süreci sekteye uğrayan Kuşak ve Yol Forumu, “Sıfır Covid” politikasının sona ermesinin ardından yaklaşık yüz elli ülkeden gelen katılımcıları ve kırk civarında uluslararası örgüt temsilcisini bir araya getirdi. Bununla birlikte devlet ve hükümet başkanı düzeyindeki temsil ilk iki forumun altında kaldı. AB’nin liderler düzeyindeki katılımı ilk iki zirvede oldukça yüksekken, bu seferki temsil Putin dostu Viktor Orban ile sınırlı kaldı. Bununla birlikte Çin ile AB arasında demiryolu projeleri, Trans-Hazar ulaştırma koridorları üzerine alt gruplar bazında temaslar ve çalışmalar yürütüldü.


Forumun bir diğer dikkat çeken konuğu, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin tutuklama kararı sonrasında yurt dışı gezilerine ara veren Vladimir Putin’di. Putin kendisine sunulan diplomatik sahneyi kullandı ve Xi Jinping’in yanı sıra Vietnam, Tayland liderleri ile görüştü. Xi-Putin görüşmesi ise uluslararası kamuoyuna beklendiği ölçüde “malzeme” vermedi. İki lider Ukrayna-Rusya Savaşı, Hamas-İsrail Savaşı ve IMEC gibi netameli konulara ilişkin açıklama yapmadılar. Nedeni her ne olursa olsun, bir iktisadi kalkınma forumunu kritik anlaşmazlık başlıklarının dışında tutmuş oldular. Liderler diplomasisinin detaylarına daha fazla saplanmadan, Kuşak ve Yol’un pragmatik yapısını göstermesi açısından Şili Devlet Başkanı Gabriel Boriç’in açılıştan bir gün evvel 233 milyon dolarlık lityum yatırımını cebine koyduğunu belirtmekle yetinelim[1].


Kuşak ve Yol’un ilan edildiği ilk günden itibaren çok taraflılık, ortak zenginleşme, farklılıklara saygı ilkeleri üzerinden ilerleyen esnek bir oluşum olduğu biliniyor. Bu anlayış, dev altyapı kalkınmacılığı hamlesinin yandaş bulmasını kolaylaştırırken bir dizi hesap hatasını beraberinde getirdi. Çin’in sermaye fazlasını değerleme arayışı ve Küresel Güney’in ideolojisiz önderliğine soyunması gerek ülke içinde gerekse Kuşak ve Yol partneri ülkelerin kamuoylarında artan eleştirilerle karşılandı. Görünen o ki, Çin kalkınma sürecinde fon ihtiyacı olan ülkelere büyük dolaysız sermaye yatırımları yapmanın sınırlarına dayanmış durumda. Benzer bir durum şeffaf olmayan borçlanma ve yatırım süreçlerinden olumsuz etkilenen partner ülkeler için de geçerli.


Kuşak ve Yol Girişimi, Çin’in azgelişmiş dünyadaki konumunu güçlendirici bir etki yarattı ancak ülkenin başlangıçta hevesle üstlendiği kreditör rolünü sürdürmekte güçlük çektiği görülüyor. Çift haneli büyüme oranlarından yüzde 5’in altındaki büyüme oranlarına hızlı bir geçiş yapan ülke yerel hükümetlerin borçluluk sorununun yanı sıra verimsiz hatta yanlış emlak yatırımlarının etkileri ile yüz yüze. Ülkenin kronik eksik tüketim sorunu “sıfır Covid” politikasının ortadan kalkmayan etkileri tarafından derinleştirilmiş durumda. Çin ekonomisi yeni istihdam yaratmakta dolayısıyla genç işsizliğini soğurmakta güçlük çekiyor. Söz konusu güçlüklere ayrıntıları bu yazının kapsamını aşan uluslararası dengelerde yaşanan değişiklikler ve yükselen jeostratejik tansiyon da eklenince Çin’in diğer ülkeler ile büyük altyapı projeleri temelinde gelişen ilişkiler kurması güçleşiyor.


Yukarıda kısaca değinilen kısıtlar ÇKP liderliğinin Kuşak ve Yol’un ikinci on yılında farklı bir strateji benimsemesini beraberinde getirdi. Artık büyük, yer yer rantabl olmaktan uzak yatırımlar yerine bağlanırlık, yeşil kalkınma, dijital ekonomi odaklı “daha küçük ve güzel” yatırımların destekleneceği yeni bir aşamaya girilmişe benziyor.


Xi Jinping, Kuşak ve Yol Forumu’nu açarken gelişmekte olan ülkeler için 100 milyar dolarlık bir kaynak paketi ve yeni aşamayı resmeden sekiz maddelik eylem planı açıkladı. Kaynak paketinin ağırlıklı bölümü Çin Eximbank ve Çin Kalkınma Bankası tarafından karşılanacak, İpek Yolu Fonu’nun katkısı ise 11 milyar dolar civarında olacak[2]. Sekiz maddeli eylem planında yabancı şirketlere Çin pazarına erişim konusunda kolaylık sağlanacağı ifadesi dikkat çekti. Ancak, Deng ile başlayan pragmatik bütünleşme anlayışını terk etmekle ve mucizenin temellerini dinamitlemekle eleştirilen Xi’nin bu adımının ve açık bir dünya ekonomisini yeni anlaşmalarla destekleme sözünün heyecanla karşılandığını söylemek zor. Xi’nin, Çin-Avrupa Demiryolu Ekspresi İşbirliği Forumu’na ev sahipliği yapacaklarını; limanları, nakliye ve ticaret hizmetlerini Deniz İpek Yolu çatısı altında birleştireceklerini ve Hava İpek Yolu’nun inşasını hızlandıracaklarını söylemesi bir diğer dikkat çekici gelişme oldu[3].


Revizyondan geçirilen Kuşak ve Yol Girişimi, yeni on yılında da hegemonik geçiş ve çok kutupluluk tartışmalarının odağında kalmayı sürdürecek. ÇKP liderliği Kuşak ve Yol’un dikey entegrasyona dayalı yapısını daha az politik ve kültürel tepki çekecek ölçüde değiştirmeye çalışacak. Küresel Kalkınma Girişimi, Küresel Güvenlik Girişimi, Küresel Uygarlık Girişimi, Dijital İpek Yolu ve bunların çatısı altında düzenlenecek forumlar ile ortak çıkar ve birlikte gelişme kavramlarının altını doldurmayı deneyecek. İç piyasada elde ettiği teknolojik avantajları ve oluşturduğu standartları ihraç ederken konsensüs arayacak.

Kuşak ve Yol Forumu’nun kanımca en iddialı çıkışı pek beklenmeyen bir kişiden Dış İşleri Bakanı Wang Yi’den geldi[4]:


“Gelin dünya sahnesinde yarışalım: Gelişmekte olan ülkeler için kim daha fazla yol, demiryolu ve köprü inşa edebilir? Düşük gelirli ülkelerdeki insanlar için kim daha fazla okul, hastane ve stadyum inşa edebilir? Çin'in bu güveni var".

Ekonomik baskıyı hayata geçiren kapitalist merkeze meydan okuyan, Küresel Güney’e el uzatan bir çıkış…


------------------------------------------------------------------------------

[1] Yin Yeping, Chile expects to further promote BRI, aspires to engage in more projects: Chilean President, Global Times, Oct 16, https://www.globaltimes.cn/page/202310/1299963.shtml

[2] Simina Mistreanu, China’s Xi promises open markets and billions in new investments for ‘Belt and Road’ projects, Associated Press, Oct 18, https://apnews.com/article/belt-road-initiative-forum-xi-putin-2ffe38c38cdf91556fe4c48c01f0acaf

[3]Xinhua, Xi announces major steps to support high-quality Belt and Road cooperation, Oct 18, https://english.www.gov.cn/news/202310/18/content_WS652f65e6c6d0868f4e8e05bd.html

[4]Wang Wenwen, BRI forum a grand gathering featuring unity, win-win, and development: Chinese FM, Global Times, Oct. 19, https://www.globaltimes.cn/page/202310/1300149.shtml

392 views0 comments

תגובות


bottom of page